<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erol Erdoğan Yazı arşivleri | Boyabat Manşet - Halkın İradesi</title>
	<atom:link href="https://www.boyabatmanset.com/haberler/erol-erdogan-yazi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.boyabatmanset.com/haberler/erol-erdogan-yazi/</link>
	<description>Boyabat</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 May 2020 06:32:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/12/cropped-fav-32x32.png</url>
	<title>Erol Erdoğan Yazı arşivleri | Boyabat Manşet - Halkın İradesi</title>
	<link>https://www.boyabatmanset.com/haberler/erol-erdogan-yazi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnançsızlığa Dört Şifa &#8211; Erol ERDOĞAN</title>
		<link>https://www.boyabatmanset.com/yazar/inancsizliga-dort-sifa-erol-erdogan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Boyabat Manşet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 13:37:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Erol ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[İnançsızlığa Dört Şifa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.boyabatmanset.com/?p=2184</guid>

					<description><![CDATA[<img width="631" height="486" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /><div><img width="300" height="231" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
<p>Bir düşünceye sağlam biçimde güvenme ve itimat etme, o düşüncenin doğruluğunu tereddütsüz kabullenme haline “inanma” veya “inanç” denir. İnanç, anlık bir kabul veya geçici bir duygu olmaktan öte aidiyet ve bağlanma oluşturan bir haldir. İnanmak, dinle ilgili olduğu zaman, iman, itikat, akide gibi başka kavramlar da akla gelir. “İnançsızlık” genel itibarıyla inanmama anlamına gelmekle birlikte&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/yazar/inancsizliga-dort-sifa-erol-erdogan/">İnançsızlığa Dört Şifa &#8211; Erol ERDOĞAN</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="631" height="486" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" />
<p>Bir düşünceye sağlam biçimde güvenme ve itimat etme, o düşüncenin 
doğruluğunu tereddütsüz kabullenme haline “inanma” veya “inanç” denir. 
İnanç, anlık bir kabul veya geçici bir duygu olmaktan öte aidiyet ve 
bağlanma oluşturan bir haldir. İnanmak, dinle ilgili olduğu zaman, iman,
 itikat, akide gibi başka kavramlar da akla gelir. “İnançsızlık” genel 
itibarıyla inanmama anlamına gelmekle birlikte çoğunlukla dini bakımdan 
“inanmama hali” için kullanılır. Bu durumda inançsızlık, bir dine 
gönülden bağlanmama, bir dini kabul etmeme, bir dinin temel esaslarına 
iman etmeme, bir tanrının varlığını kabul etmeme olarak açıklanabilir.</p>



<p><strong>İnançlar ve ilimler </strong></p>



<p>İnsan ve tanrı arasındaki ilişki, insanın kendisiyle ve varlık 
sorunuyla doğrudan ilgilidir. İnsanın kendini ve evreni tanıma çabası 
her alanda, her zamanda, her mecrada kendini ortaya koymuştur. Onun için
 inanma ve inanmama hallerine birçok bilim dalı ilgi duymuş, bu ilgi, 
müstakil ilim dallarının doğuşuna da kaynaklık etmiştir. İnanmayanlar 
veya bir dine mensup olanlar, tercihlerini anlamlandırma ve anlatma 
çabasına girmiştir. Bu meyanda İslam tarihinde inanma halini destekleme 
ve inanmama ile mücadelede öne çıkan üç ilim dalını görürüz: Ayetler ve 
hadislerde yer alan imanla ilgili hususlarla ilgilenir, bunları 
tartışmacı bir yöntem kullanmadan açıklar. Akaid ilminin temel muhatabı 
iman etmiş kişilerdir.</p>



<p><em><strong>Kelam ilmi</strong></em>, Allah’ın zatı ve sıfatları ile 
peygamberliğe ilişkin hususlar başta olmak üzere imanla ilgili her şeyi 
kendisine konu edinmiştir. İmana dair bahisleri işlerken açıklayıcı, 
delillendirici, ispat edici, şüpheleri giderici, eleştirileri 
cevaplandırıcı, töhmetleri izale edici (giderici) bir üslup izler. Bu 
sebeple Kelam ilmi; tartışmacı, münazaracı, cedelcidir.<em>İslam Felsefe</em>si
 ise Kelam ilminin konuları ile birlikte yaratılış, varlık, akıl, 
bilinç, yaşam, gerçek gibi genel felsefenin konularını İslam bakış 
açısıyla işleyen bir disiplindir. Onun yöntemleri ise hem Akaid hem 
Kelam ilimlerinden farklıdır, sürekli soru sorar, soruları çoğaltır, 
düşünceyi ilerletmeye çalışır.</p>



<p><strong>İnanma ve inanmama çeşitliliği </strong></p>



<p>İnanç ve inançsızlık çeşitlidir. İnanç halleri çeşitli olduğu için, 
İslam literatüründe iman hallerinin farklılıklarına işaret etmek için 
müslim, mümin, muttaki, muvahhit gibi birden çok kelime kullanılır. 
Bunlara sadık, muhlis, muhsin, sûfi-mutasavvıf, zahit gibi kelimeleri de
 ekleyebiliriz. Kadim metinlerde inançsızlık çeşitlerini göstermek için 
de müşrik, münafık, kafir, mürtet gibi temel kavramların kullanıldığını 
biliyoruz. Günümüzde, dini anlama ve yaşama ile dine mesafeli durma veya
 reddetme biçimleri, çeşitlilik arz ederek çoklu biçimde kendini 
gösterdiği için, sadece inançlı -inançsız veya mümin- kafir gibi, iki 
zıt durumu ifade eden kavramlar, inanma ve inanmama durumlarını 
anlamamız için yetersiz kalmaktadır. Kaldı ki, inanma ve inanmama hali, 
sadece dini bilimlerin değil felsefe başta olmak üzere çok sayıda 
disiplinin ilgi alanındadır. Bundan dolayı, insanın tanrı (ilah) ile 
olan durumunu tanımlamaya dönük onlarca farklı kavram oluşmuştur. Son 
yıllarda dini anlayış ve yaşamda ülkemizde heterojenleşmenin artmasına 
paralel olarak; ateizm, deizm, nihilizm, agnostisizm gibi kelimeleri sık
 duyar olduk. Bunlar, eskiden daha çok ilgililerin kullandıkları 
kelimelerken günümüzde yaygın biçimde kullanılmaktadır.</p>



<p>İnanma ve inanmamaveya tanrının, yaratıcının varlığını kabul etme ve 
etmeme hallerindeki çeşitliliğin ne denli çok olduğunu anlamak için, 
ilgili kavramların listesini yayımlamak fikir verebilir. Sık 
kullanılanları alfabetik olarak yazacağım. Agnostisizm, Apateizm, 
Ateizm, Deizm, Disteizm, Düalizm, Henoteizm, Materyalizm, Monizm, 
Monoteizm, Panenteizm, Panteizm, Politeizm, Teizm, Transteizm. Modern 
dönemler, inanma ve inanmama çeşitliliğini artırmaya devam ediyor.</p>



<p><strong>İnançsızlık hallerine vakıf olmak</strong></p>



<p>Temelde inanan ve inanmayan (mümin ve kafir) gibi iki tasnif yapmak 
mümkünse de, hem inanma hem inanmama hallerinin çeşitliliğine ve 
nüanslara vakıf olmak, çağı ve o çağdaki değişimi anlamak ve geleceğe 
dair sağlıklı öngörülerde bulunmak için gereklidir. Bu vukufiyet aynı 
zamanda, dinin anlatılması, iyiliğin artırılması, kötülüğün azaltılması,
 ahlakın korunması ve geliştirilmesi, dini ve kültürel birikimin 
kuşaklararası aktarımı ve yeniden üretimi için faydalı ve şarttır. 
Ülkemizde son birkaç yıldır, dini anlayıştaki olumsuz çeşitlenmenin 
çoğunlukla “deistlik” kelimesi ile tanımlanması, inanma dışındaki tüm 
yaklaşımların tek bir kategoride tasnifi anlamına gelir ki, anlama ve 
çözüm bulma yönü zayıf bir yaklaşımdır. İnanma ve inanmama hallerinin 
çeşitliliğine her yönüyle ciddi nüfuz edebilmek için çoklu anlama 
yolları gerekir. Bunu ilmî disiplinler bakımından söylemek gerekirse; 
Kelam, Dinler Tarihi, Mezhepler Tarihi, Tefsir, Hadis gibi İlahiyat 
bilimlerinin yanı sıra Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji, Antropoloji, 
Tarih, Filoloji gibi disiplinlerden de faydalanmak gerekir. Günümüzde 
çoklu anlama yolunun yeniden denenmesi, aynı zamanda Akaid, Kelam ve 
İslam Felsefesi’nin sahih çizgide yeniden üretilmesi demektir. Bu 
yenilenme, modernizm karşısında bocalayan İslam dünyası için ciddi 
kazanım olacaktır. İnançsızlık hallerine toptancı yaklaşım, Kuran 
ayetlerinde anlatılan, Peygamber Efendimizin sözleri ve yaşamında (hadis
 ve sünnet) şekillenen davet ve mücadele yöntemlerinin özgünlüğüne, 
insaniliğine ve çeşitliliğine aykırıdır. Çünkü inanmak ve inanmamak, 
insanın fıtrat, bilgi, tecrübe, algı, merak gibi kendisine ait 
hususiyetlerin yanı sıra dini mesajın ulaşım niteliğiyle de doğrudan 
ilgilidir, bundan dolayı çeşitlilik gösterir.</p>



<p><strong>İnançsızlığı azaltmak, inanmışlığı artırmak</strong></p>



<p>İnançsızlığı azaltmanın yolu inanmayı, imanı artırmaktır. İnanmayı 
artırmak için üç ameliyenin yapılması gerekir. İnsanları iyiye, hayra, 
hakka, adalete, doğruluğa, dine, İslam’a davet etmek. Davet edilen dine 
ait prensiplerin her alanda yaşanmasını sağlayarak örneklikler 
oluşturmak ve doğal kabullenmeyi sağlayacak iklim tesis etmek. 
İnançsızlık oluşturan her türlü düşünceye karşı insan aklını muhatap 
alan, düşünce temelli çalışmalar gerçekleştirmek. Bunları yaparken 
kötünün kötü olduğunu anlatmanın yanı sıra iyiliği anlatmaya daha çok 
zaman harcamalıyız. Yaşayarak anlatmak temel yöntemimiz olmalı, anlatma 
biçimlerimiz insanların kalbine dokunmalı, muhakemesine hitap etmeli, 
zarif olmalıdır. Bu süreçte, kendimizi hakkın, hakikatin, gerçeğin, 
hayrın sahibi veya yegane temsilcisi görmemeliyiz; biz hakkın, hakikatin
 sahibi değil tarafındayız, onu anlatmak ve yaşamakla sorumluyuz.<em> “Öyle de olur, böyle de olur”</em>
 tarzından kurtulmak ve hayır olanla şer olanı ayırt etmek için daha çok
 okumalıyız. Çünkü modern dönemlerde fikirler çok iç içe geçti. 
Benzeyenleri ayırt etmek okumak, araştırmak, tefekkür etmek ve ferasetle
 incelemekle olur. Hayra davet, bilgi, hikmet, inanç, zarafet gerektiren
 bir çabadır.</p>



<p><strong>İnançsızlığa dört şifa </strong></p>



<p>Yazının sonunda özetleme yapmak gerekirse inançsızlık, imansızlık, 
amelsizlik gibi sorunlu halleri azaltarak inanç, iman, takva, ihlas gibi
 olumlu halleri çoğaltmak için dört şifaya sahip olmalıyız.</p>



<p>İlim: Neye inandığımızı her türlü veçheleriyle ve tüm sorulara cevap 
verebilecek biçimde bilmek. Amel: İnandığımız, anlatacağımız ve davet 
edeceğimiz dini ve o dinin bildirdiklerini samimi biçimde hayatın her 
alanında yaşamak.</p>



<p>Davet: İnandığımız ve samimice yaşadığımız dini, en güzel biçimde 
insanlara anlatmak, dinimizle ilgili bize yöneltilen soruları 
cevaplandırmak, insanları usulünce imana çağırmak.</p>



<p>Mücadele: İnancımızla ilgili oluşan kadim ve güncel şüphelere, 
saldırılara, eleştirilere, iftiralara makul cevaplar vermek.İmanın 
yayılması ve inançsızlığın azalması için sağlam ilim, samimi amel, 
sahici davet, ferasetli mücadele şarttır. Dört maddenin ayrıca alt 
gerekleri vardır ki, her biri önemlidir, ayrıca üzerinde konuşulması 
gerekir.</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/yazar/inancsizliga-dort-sifa-erol-erdogan/">İnançsızlığa Dört Şifa &#8211; Erol ERDOĞAN</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
