<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Boyabat Yazar | Boyabat Manşet | Boyabat Yazarları</title>
	<atom:link href="https://www.boyabatmanset.com/kategori/yazar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.boyabatmanset.com/kategori/yazar/</link>
	<description>Boyabat</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 May 2020 06:34:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/12/cropped-fav-32x32.png</url>
	<title>Boyabat Yazar | Boyabat Manşet | Boyabat Yazarları</title>
	<link>https://www.boyabatmanset.com/kategori/yazar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>II. Abdülhamid Han’a bitmeyen kin!</title>
		<link>https://www.boyabatmanset.com/boyabat/ii-abdulhamid-hana-bitmeyen-kin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Boyabat Manşet]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2020 14:47:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Boyabat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Şimşirgil]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid Han’a bitmeyen kin!]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.boyabatmanset.com/?p=2682</guid>

					<description><![CDATA[<img width="640" height="640" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="ahmet-simsirgil" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil.jpg 640w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-300x300.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><div><img width="300" height="300" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-300x300.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="ahmet-simsirgil" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" fetchpriority="high" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-300x300.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-150x150.jpg 150w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil.jpg 640w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
<p>Cihân bâki değil fânidir ey yârTedarikde ola gör imdi her bâr 102 sene önce Sultan II. Abdülhamid Han’a bu dünyada son vazife ifa ediliyordu. Ahmet Refik Bey’in ifadesiyle neredeyse bütün bir İstanbul halkı yollara dökülmüş Topkapı Sarayı’ndan II. Mahmud Han Türbesi&#8217;ne doğru götürülen cenaze alayını takip ediyorlardı. Gözlerden yaşlar süzülüyor, yüzlerde büyük bir hüznün derin&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/boyabat/ii-abdulhamid-hana-bitmeyen-kin/">II. Abdülhamid Han’a bitmeyen kin!</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="640" height="640" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="ahmet-simsirgil" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil.jpg 640w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-300x300.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/ahmet-simsirgil-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" />
<p><em>Cihân bâki değil fânidir ey yârTedarikde ola gör imdi her bâr</em> 102 sene önce Sultan II. Abdülhamid Han’a bu dünyada son vazife ifa ediliyordu. Ahmet Refik Bey’in ifadesiyle neredeyse bütün bir İstanbul halkı yollara dökülmüş Topkapı Sarayı’ndan II. Mahmud Han Türbesi&#8217;ne doğru götürülen cenaze alayını takip ediyorlardı. Gözlerden yaşlar süzülüyor, yüzlerde büyük bir hüznün derin çizgileri okunuyordu. Bu durum halkın, son on senenin muhasebesini yaptığını, nereden nereye geldiklerini ve belki de kıymetini bilemedikleri büyük Hakan’a karşı, son demde de olsun bir özür ve af dileme şuurunda olduklarını göstermekteydi. </p>



<p>Nitekim evlerinin pencerelerinden birtakım kadınların dışarı çıktıklarını ve şöyle bağırdıkları işitiliyordu: <strong>“Bize ekmeği 10 paraya yediren, kömürün okkasını 5 paraya aldıran padişahım, bizi bırakıp nereye gidiyorsun?..”</strong> Kadınların bu haykırışları Cihan Harbi sonrası Osmanlı Devleti’nin düştüğü feci malî manzaraya işaret etmekteydi. Siyasi vaziyet ise ekonomiden beterdi. Artık Cihan Harbinin acı neticesi görünmüştü. İttihatçılar, altı milyon kilometrekareden fazla olarak devraldıkları devleti bir milyon kilometrekareye düşürmüşlerdi. O da düşman çizmesi altına girmek üzereydi. Nitekim Mondros Mütarekesi ile bunu da başaracaklardı. Dolayısıyla bugün toprağa verilmek üzere götürülen cenaze, sanki bir devrin padişahı değil 622 yıllık bir devletti. İşte ağlayanların haykırışları, Şazeli dervişlerinin <strong>“Allah Allah”</strong> nidaları, duaları ve tekbirleri eşliğinde türbeye sokulan II. Abdülhamid Han’ın cenazesi orada dedesi II. Mahmud ve amcası Sultan Abdülaziz’in yanında kendisi için açılan kabre konuldu. Böylece uzun, yorucu ve yıpratıcı bir hayatın son sayfası da kapanmış oldu. Fakat bu sayfa burada kapanmayacaktı. Zira Sultan, en hafif tabiriyle içerideki gafiller eliyle tahtından alaşağı edilirken dış düşmanlar devleti çoktan ele geçirmişlerdi. Artık bu Padişah bilinmemeliydi. </p>



<p>Anlaşılmamalıydı. Doğru bir şekilde evlatlarına öğretilmemeliydi. Zira o anlaşılırsa İslam âlemi uyanır ve gerideki asıl yıkıcılar deşifre olurdu. İslam âlemini parça parça edip kullanma imkânı olmazdı. İslam’ı bozma planları suya düşerdi. Hâlbuki II. Abdülhamid Han’ı tahtından alaşağı ettirdiklerine hem İslam’ı bozduruyorlar hem de Müslümanları birbirine kırdırmaya devam ediyorlardı. Hâlbuki, kırk yıl kadar Osmanlı donanmasında görev yapmış olan Henry Woods Paşa, anılarındaki şu sözleri ile, II. Abdülhamid Han’ın bu millet için değerini ve Türk tarihinde ne kadar mühim bir yere sahip olduğunu gösterecekti: <strong>“Abdülhamid olmasaydı, ne bu satırların yazıldığı şu anda bu kadar geniş ve bağımsız bir Osmanlı Devleti ne de ileride tarihçiler ve diğer devletler tarafından tanınacağına şüphe etmediğim Ankara Hükûmeti bulunacaktı.”</strong> Ahmed Rasim Bey ise onun gidişiyle yerine gelenlerin basiretsiz idarelerini gördüğünde Padişah’ın kıymetini şu muazzam ifade ile dillendirecekti: <em>Sen değil nâşın hükümdar olsa elyâkdır bizeDönsün etsin taht-ı Osmânîye tabutun cülûs</em></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İstanbul eski müftüsü ne söylemek istedi?</strong>   </h3>



<p>Vefatının üzerinden tam 102 sene geçti. Bu hafta onun üzerinden yapılan tartışmalar düşmanların algısının ne yaman taktiklerle oturmuş ve yerleşmiş olduğunu gösterdi. O gün de bu gün de düşman yaman düşmandı. Herkes ittifakla bilmektedir ki başta Ermeni, Rum, Bulgar ve Arnavut çeteciler olmak üzere Yahudi, İngiliz, Rus ve Fransızlar bu büyük hakanın azılı düşmanı idiler. Azıcık beyni olanlar düşünmeli. Bunlar vatanını satacak, peşkeş çekecek adama düşman ve hasım olurlar mı? Oysa onu ortadan kaldırabilmek için ne planlar kurdular, ne projeler tertiplediler. </p>



<p>Yahudi sermayesi, İngiliz beyni, Ermeni silahı, Rus, İngiliz ve Fransız gücü hep ona yönelmişti.  102 sene sonra ona küfredenlere en masum hâliyle şunu sormak gerekir: <strong>Siz, Ermeni, Yahudi, Rus ve İngiliz dostu musunuz?..</strong> Tevfik Fikret gibi, onu öldürmek kastıyla bombalı bir suikast planlayan ve 26 vatandaşımızı katledip 65 vatandaşı yaralayan Ermeni teröristini, <em><strong>“Şanlı Avcı”</strong></em> diyerek alkışlayanlardan mısınız? Mehmet Akif Ersoy gibi <em><strong>“Ne mel’unsun ki rahmet okuttun ruh-ı İblise”</strong></em> diyenlerden misiniz? İngiliz tertibi öyle bir algı meydana getirmiş ki 102 yıl geçiyor hâlâ dönülemiyor. Eski bir İstanbul müftümüz, Akif’in hatalarını kapatabilmek uğruna rahmetli Necip Fazıl Kısakürek Bey’e kin kusuyor. İşte İngiliz’in, Gök Sultan Yüce Hakan Abdülhamid Han’ı tahtından alaşağı ederken kullandığı mason maşaların tesirinde kalmak budur. 33. dereceden mason, İngiliz uşağı Efgani ve Abduh’u tanımamanın esef verici neticesi böyle olur. </p>



<p>Ey <strong>Karar</strong> gazetesindeki köşesinde, Necip Fazıl Bey’e karşı Akif’i kullanarak aklınca hücumlar düzenleyen çok bilmiş müftü sana soruyorum! <strong>İngiliz Lord Kromer’in Abduh üzerindeki etkisini ve onu Kahire Müftüsü yaptırmasını anlatır mısın?</strong> Akif’in müthiş Osmanlı düşmanlığının sebebinin Abduh ve Efgani’ye duyduğu büyük hayranlık olduğunu çözemedin mi? Akif’in: <strong><em>İnkılap istiyorum ben de fakat Abduh gibiAsrın en büyük âlimi Cemaleddin Efgani</em></strong> Dizelerini duymadın mı? Yoksa hâlâ İngiliz uşaklarının arkasından koşmakla bahtiyar mısın? Elbette kırk elli senedir talebelerine ve millete onları anlattın. O girdaptan çıkamadın. Bizler Necip Fazıl Bey’in o uyarmaları ile araştırdık ve sorguladık. Sonra tarihî belgeler büyük şairin haklılığını ortaya koydu. </p>



<p>Size yerli yabancı bütün tarih araştırmacılarının eserlerini tavsiye ederim. Abduh ve Efgani’nin İngilizlerle irtibatını yazmayan biri var mı acaba? Şiir yazmakla ülke kurtulmuyor Müftü Efendi!.. İngiliz Avam Kamarası&#8217;nda Başbakan Gladstone, <strong>“II. Abdülhamid’i devirmedikçe bu lanet kitabı(!) yok edemeyeceğiz diyerek”</strong> Kur’ân-ı kerimi yere atıyordu. II. Abdülhamid Han’ın mücadelesinin aslını esasını buradan anlayınız. Onun devrilmesine sebep olanlar kimlere ve neye hizmet ettiler biliniz! Bugün yaşadıklarımızın II. Abdülhamid Han devrine neredeyse tıpatıp benzediğini konunun bütün uzmanları belirtmektedir. Yine hoca kılıklı bid’at ehli kimseler eliyle milletin seçtikleri devrilecekti. Maazallah bu meş’um teşebbüs başarılı olsaydı o hoca kılıklılara da siz methiyeler mi düzecektiniz? </p>



<p>Abduh, Efgani, Reşit Rıza gibi din adamı geçinen bu İngiliz uşağı reformistleri ve takipçilerini artık lütfen tanıyın! Onların peşi sıra koşanlar bugünlerde <strong>“Kur’ân-ı kerim gelmemeliydi”</strong> diyorlar duymadınız mı Sayın Müftü? Onlara da verilecek bir cevabınız var mı acaba? Yoksa yazdınız da ben mi görmedim! Mert olun, açık olun. <em><strong>&#8220;Sultan Abdülhamid Han’ı ben de sevmiyorum&#8221;</strong></em> deyin ki bilelim sizi. Akif güzellemesi ile Necip Fazıl ve Kadir Mısıroğlu düşmanlığı yapmayın!    </p>



<h3 class="wp-block-heading"> <strong>Resmini asmak dahi olay oldu!</strong></h3>



<p><strong>Sağlık Bakanı Yardımcısı Halil Eldemir Bey</strong>. Bir mert ve yiğit adam. II. Abdülhamid Han’ın resmini odasına koymuş! Aman efendim ne haykırışlar ne tepinişler ne bağırışlar. Sanırsın memleket elden gitti!.. Gözümün önüne 1999 yılı geldi. Osmanlının kuruluşunun 700. yıl dönümü idi. Sultan II. Abdülhamid Han’ın yaptırmış olduğu Darülaceze’nin kapısına resmi asılmıştı. Aynı zihniyet o gün yine işbaşındaydı. Padişahın resmine çürük yumurtalar atılmış ve kinleri ortaya saçılmıştı. O muazzam tesisi O’nun yaptırdığı dahi akıllarına gelmiyordu. </p>



<p>Haydarpaşa Hastanesi, Gülhane Askerî Tıp Akademisi, Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi başta olmak üzere tam üç yüz hastane yaptırdı memleketine! Eğitim yuvalarını ve diğer eserlerini saymakla bitiremezsiniz. Kim hangi eseri yaptırdı ise kapısına onun resmi asılsın diye bir kanun çıkarılsa memlekette nasıl bir manzara ortaya çıkar acaba! Yüce Hakanın irili ufaklı tam bin beş yüz eseri var. Sadece bunu fikredip neden düşmanlık edildiğini iyi belleyiniz. Adı büyük kendi küçük bir gazetemizin ömrü Müslüman mahallesinde salyangoz satmakla geçmiş bir yazarı da asılan bu resim dolayısıyla yorum yapıyor. </p>



<p>Konuya her zamanki gibi ezik aydınların sözü ile bir girizgâh yaparak başlıyor: <em><strong>“Ben ne Abdülhamid Han hayranıyım ne de karşıtı&#8230;” “Abdülhamid ne Ulu Hakandır benim gözümde ne de Kızıl Sultan&#8230;”</strong></em> Hemen ardından da düşmanlarının enjekte ettiği zehrin tesiri kendisini göstermeye yetiyor. <em><strong>“Ama Abdülhamid’in müthiş bir vesvese içine girerek hafiyeciliği yükseltmesini ve iki Türkiye büyüklüğünde toprak kaybetmesini unutmam, unutamam”</strong></em> deyip Halil Bey’e, o resmi evinin gizli bir köşesine asması tavsiyesinde bulunuyor. Bu beyefendi önce Abdülaziz Han’ın akıbetini ve darbedeki yabancı parmağını iyi bilmeli. Abdülhamid Han’ın saltanata geçmesinin akabinde kendisine karşı tertiplenen üç darbe teşebbüsünden haberdar olmalı! Ondan sonra da hüküm vermeli! </p>



<p>Padişah hâlâ gaflet içerisinde uyumalı mıydı? İstihbarat olmadan devlet ayakta durur mu? O istihbarattan, başka kimler rahatsızdı? Ben ifade edeyim. Bugün istihbaratımızın işleyişinden ve başındaki başkanından kim rahatsız ise o gün de onlar rahatsızdı. Hâlâ çözemediniz mi? <em><strong>“Abdülhamid Han döneminde iki Türkiye büyüklüğünde devlet gitti”</strong></em> demek ise <em><strong>&#8220;Ben bütün ilmi araştırmalara kulağımı tıkadım, gözümü kapadım&#8221;</strong></em> demekten öte bir şey değil. Biz anlayanlara bir kez daha ifade edelim. Birinci olarak, II. Meşrutiyet ilan edildiği gün iki değil üç ülke gitti. Önce onları öğrenin. İkinci olarak Abdülhamid Han 93 Harbi&#8217;ne girmek istemediğinde Mithat Paşa ve avanesi gençleri ve askerî talebeleri ayaklandırıp padişaha karşı, <em><strong>“Rus dostu”</strong></em> diye bağırtarak nümayiş yaptırıyorlardı. Neticede onların ve Meclis&#8217;in kararıyla girilen 93 Harbi&#8217;nin felaketlerini de bir okuma zahmetinde bulununuz. </p>



<p>Ayastefanos Anlaşmasını dahi padişah nasıl Berlin Anlaşmasına çevirebildi insaf ve izanınız varsa araştırınız. Bu arada ülkeyi 93 Harbi&#8217;ne sokarak tarihimizin en büyük felaketlerinden birisine imzasını atan Mithat Paşa’nın resmi evimizin gizli bölmesinde değil bütün Ziraat Bankalarında asılı duruyor. O resimler hakkında ne buyurdunuz duyamadım!.. Üçüncü olarak <em><strong>&#8220;Padişah Kıbrıs’ı sattı&#8221;</strong></em> diyenlere karşı o zaman <em><strong>&#8220;Lozan’da Kıbrıs meselesi neden gündeme geldi?&#8221;</strong></em> diye kafa yorunuz. Padişahın Ayastefanos Anlaşmasının ağır şartlarını nasıl bir uğraş neticesinde değiştirebildiğini görünüz! Nihayet Trablusgarp, Balkanlar, Arnavutluk, Bağdat, Kudüs, Hicaz nasıl elden çıktı biraz okuyunuz. Tabii, <strong><em>&#8220;yok Arnavutlar yok Araplar ihanet etti&#8230;&#8221;</em></strong> gibi peşin ve ucuz yaygaracılığa düşmezseniz bir şeyler anlayabilirsiniz! Rahmetli Necip Fazıl Bey ne yaman bir cümle kurmuş: <strong>“Onu anlamak her şeyi anlamak olacaktır.”</strong> İngiliz ve Yahudiler de ne müthiş bir senaryo oluşturmuş: <strong>“Tahtından alaşağı ettiğim bu Padişahı milletine asla sevdirmeyeceğim ve tanıttırmayacağım!”</strong> Yüce Hakanın vefatının 102. senesinde bu amansız mücadeleyi bir kez daha yaşamış olduk!  </p>



<p> <strong>TEFEKKÜR</strong></p>



<p class="has-text-align-left"><strong>Kelâm-ı hakkı her kimden işitsen istimâ’ et kim,</strong><br><strong>Bozulmaz ma’nî-i Kur’ân olursa bed-sadâ hâfız.</strong><br>                                                                        <em>Sünbülzâde Vehbî</em> </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>(Açıklaması: Doğru sözü kimden duyarsan kabul et. Zira hafızın sesi çirkin olsa da Kur’ân’ın anlamı bozulmaz&#8230;)</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/boyabat/ii-abdulhamid-hana-bitmeyen-kin/">II. Abdülhamid Han’a bitmeyen kin!</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erol Erdoğan&#8217;ın Yeni Kitabı &#8220;SAKLAMBOSİ&#8221; Çıktı</title>
		<link>https://www.boyabatmanset.com/boyabat/erol-erdoganin-yeni-kitabi-saklambosi-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Boyabat Manşet]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2020 14:36:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Boyabat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Boyabat Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Erol ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Saklambosi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.boyabatmanset.com/?p=2678</guid>

					<description><![CDATA[<img width="631" height="486" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /><div><img width="300" height="231" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
<p>Sinop Boyabatlı Yazar Erol Erdoğan İnsan Mevsimi ve Oruç Mevsimi adlı kitaplarından sonra deneme tadında yeni kitabı Saklambosi okuyucu ile buluştu. 1990’lı yıllardan beri, çocukluğumuzdaki oyunları ve oyunlardaki sözlü unsurları derleyen yazar Erol Erdoğan, Saklambosi&#8217;de okuyucusuna ‘tekerlemelerden sohbetler’ sunuyor. Ona göre, oyunlardaki mâniler, tekerlemeler ve sayışma sözlerinde dönemin çocukluğuna, dil ve edebiyatına, örf ve yaşayışına&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/boyabat/erol-erdoganin-yeni-kitabi-saklambosi-cikti/">Erol Erdoğan&#8217;ın Yeni Kitabı &#8220;SAKLAMBOSİ&#8221; Çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="631" height="486" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" />
<p>Sinop Boyabatlı Yazar Erol Erdoğan İnsan Mevsimi ve Oruç Mevsimi adlı kitaplarından sonra deneme tadında yeni kitabı Saklambosi  okuyucu ile buluştu.</p>



<p>1990’lı yıllardan beri, çocukluğumuzdaki oyunları ve oyunlardaki sözlü unsurları derleyen yazar Erol Erdoğan, Saklambosi&#8217;de okuyucusuna ‘tekerlemelerden sohbetler’ sunuyor. </p>



<figure class="wp-block-image alignfull size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="807" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/saklambosi.png" alt="" class="wp-image-2679" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/saklambosi.png 640w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/saklambosi-238x300.png 238w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure>



<p>Ona göre, oyunlardaki mâniler, tekerlemeler ve sayışma sözlerinde dönemin çocukluğuna, dil ve edebiyatına, örf ve yaşayışına dair çok renkli izler var. </p>



<p>Çocuk oyunlarının yüzyılları hatta bin yılları aşan derin geçmişini göz önüne alırsak, oyun sözlerinin bize ne çok şey söylediğini fark edebiliriz. Yazar, İnsan Mevsimi kitabındaki hatıraya dayalı anlatı/deneme tadını Saklambosi’de de sürdürüyor.</p>



<p>Erdoğan kitabıyla ilgili açıklamasında Saklambosi nedir diye açıklama yaptı.</p>



<p>Saklambosi çıkalı henüz bir hafta oldu. Dostlarım ve kitapseverlerin gösterdiği ilgi ve iyi dilek dualarına teşekkür ederim. Kitabı yakından görmeyenler Saklambosi&#8217;nin &#8220;çocuk kitabı&#8221; olduğunu düşünebiliyor. Sanıyorum böyle algılanmasında, çocukluğumuzdaki oyunlarla meşguliyetimin yanı sıra kitabın adı da etkili oldu. Bu algı yayılmadan açıklama yapmam iyi olacaktır.</p>



<p>Saklambosi, edebiyat, sosyoloji, etimoloji, folklor, sözlü tarih, ilahiyat gibi birden çok disiplinden faydalanılarak yazılmış bir kitaptır. Elbette okumayı seven kitap kurdu çocukların da okuyabileceği bir kitap ama &#8220;çocuk kitabı&#8221; değil, her yaştan insana hitap ediyor dedi.</p>



<figure class="wp-block-image alignfull size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="931" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/erol-imza-1024x931.jpg" alt="" class="wp-image-2680" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/erol-imza-1024x931.jpg 1024w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/erol-imza-300x273.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/erol-imza-768x698.jpg 768w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/02/erol-imza.jpg 1100w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/boyabat/erol-erdoganin-yeni-kitabi-saklambosi-cikti/">Erol Erdoğan&#8217;ın Yeni Kitabı &#8220;SAKLAMBOSİ&#8221; Çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnançsızlığa Dört Şifa &#8211; Erol ERDOĞAN</title>
		<link>https://www.boyabatmanset.com/yazar/inancsizliga-dort-sifa-erol-erdogan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Boyabat Manşet]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 13:37:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Erol ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan Köşe Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[İnançsızlığa Dört Şifa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.boyabatmanset.com/?p=2184</guid>

					<description><![CDATA[<img width="631" height="486" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" /><div><img width="300" height="231" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
<p>Bir düşünceye sağlam biçimde güvenme ve itimat etme, o düşüncenin doğruluğunu tereddütsüz kabullenme haline “inanma” veya “inanç” denir. İnanç, anlık bir kabul veya geçici bir duygu olmaktan öte aidiyet ve bağlanma oluşturan bir haldir. İnanmak, dinle ilgili olduğu zaman, iman, itikat, akide gibi başka kavramlar da akla gelir. “İnançsızlık” genel itibarıyla inanmama anlamına gelmekle birlikte&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/yazar/inancsizliga-dort-sifa-erol-erdogan/">İnançsızlığa Dört Şifa &#8211; Erol ERDOĞAN</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="631" height="486" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="erol-erdogan" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan.jpg 631w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2020/01/erol-erdogan-300x231.jpg 300w" sizes="(max-width: 631px) 100vw, 631px" />
<p>Bir düşünceye sağlam biçimde güvenme ve itimat etme, o düşüncenin 
doğruluğunu tereddütsüz kabullenme haline “inanma” veya “inanç” denir. 
İnanç, anlık bir kabul veya geçici bir duygu olmaktan öte aidiyet ve 
bağlanma oluşturan bir haldir. İnanmak, dinle ilgili olduğu zaman, iman,
 itikat, akide gibi başka kavramlar da akla gelir. “İnançsızlık” genel 
itibarıyla inanmama anlamına gelmekle birlikte çoğunlukla dini bakımdan 
“inanmama hali” için kullanılır. Bu durumda inançsızlık, bir dine 
gönülden bağlanmama, bir dini kabul etmeme, bir dinin temel esaslarına 
iman etmeme, bir tanrının varlığını kabul etmeme olarak açıklanabilir.</p>



<p><strong>İnançlar ve ilimler </strong></p>



<p>İnsan ve tanrı arasındaki ilişki, insanın kendisiyle ve varlık 
sorunuyla doğrudan ilgilidir. İnsanın kendini ve evreni tanıma çabası 
her alanda, her zamanda, her mecrada kendini ortaya koymuştur. Onun için
 inanma ve inanmama hallerine birçok bilim dalı ilgi duymuş, bu ilgi, 
müstakil ilim dallarının doğuşuna da kaynaklık etmiştir. İnanmayanlar 
veya bir dine mensup olanlar, tercihlerini anlamlandırma ve anlatma 
çabasına girmiştir. Bu meyanda İslam tarihinde inanma halini destekleme 
ve inanmama ile mücadelede öne çıkan üç ilim dalını görürüz: Ayetler ve 
hadislerde yer alan imanla ilgili hususlarla ilgilenir, bunları 
tartışmacı bir yöntem kullanmadan açıklar. Akaid ilminin temel muhatabı 
iman etmiş kişilerdir.</p>



<p><em><strong>Kelam ilmi</strong></em>, Allah’ın zatı ve sıfatları ile 
peygamberliğe ilişkin hususlar başta olmak üzere imanla ilgili her şeyi 
kendisine konu edinmiştir. İmana dair bahisleri işlerken açıklayıcı, 
delillendirici, ispat edici, şüpheleri giderici, eleştirileri 
cevaplandırıcı, töhmetleri izale edici (giderici) bir üslup izler. Bu 
sebeple Kelam ilmi; tartışmacı, münazaracı, cedelcidir.<em>İslam Felsefe</em>si
 ise Kelam ilminin konuları ile birlikte yaratılış, varlık, akıl, 
bilinç, yaşam, gerçek gibi genel felsefenin konularını İslam bakış 
açısıyla işleyen bir disiplindir. Onun yöntemleri ise hem Akaid hem 
Kelam ilimlerinden farklıdır, sürekli soru sorar, soruları çoğaltır, 
düşünceyi ilerletmeye çalışır.</p>



<p><strong>İnanma ve inanmama çeşitliliği </strong></p>



<p>İnanç ve inançsızlık çeşitlidir. İnanç halleri çeşitli olduğu için, 
İslam literatüründe iman hallerinin farklılıklarına işaret etmek için 
müslim, mümin, muttaki, muvahhit gibi birden çok kelime kullanılır. 
Bunlara sadık, muhlis, muhsin, sûfi-mutasavvıf, zahit gibi kelimeleri de
 ekleyebiliriz. Kadim metinlerde inançsızlık çeşitlerini göstermek için 
de müşrik, münafık, kafir, mürtet gibi temel kavramların kullanıldığını 
biliyoruz. Günümüzde, dini anlama ve yaşama ile dine mesafeli durma veya
 reddetme biçimleri, çeşitlilik arz ederek çoklu biçimde kendini 
gösterdiği için, sadece inançlı -inançsız veya mümin- kafir gibi, iki 
zıt durumu ifade eden kavramlar, inanma ve inanmama durumlarını 
anlamamız için yetersiz kalmaktadır. Kaldı ki, inanma ve inanmama hali, 
sadece dini bilimlerin değil felsefe başta olmak üzere çok sayıda 
disiplinin ilgi alanındadır. Bundan dolayı, insanın tanrı (ilah) ile 
olan durumunu tanımlamaya dönük onlarca farklı kavram oluşmuştur. Son 
yıllarda dini anlayış ve yaşamda ülkemizde heterojenleşmenin artmasına 
paralel olarak; ateizm, deizm, nihilizm, agnostisizm gibi kelimeleri sık
 duyar olduk. Bunlar, eskiden daha çok ilgililerin kullandıkları 
kelimelerken günümüzde yaygın biçimde kullanılmaktadır.</p>



<p>İnanma ve inanmamaveya tanrının, yaratıcının varlığını kabul etme ve 
etmeme hallerindeki çeşitliliğin ne denli çok olduğunu anlamak için, 
ilgili kavramların listesini yayımlamak fikir verebilir. Sık 
kullanılanları alfabetik olarak yazacağım. Agnostisizm, Apateizm, 
Ateizm, Deizm, Disteizm, Düalizm, Henoteizm, Materyalizm, Monizm, 
Monoteizm, Panenteizm, Panteizm, Politeizm, Teizm, Transteizm. Modern 
dönemler, inanma ve inanmama çeşitliliğini artırmaya devam ediyor.</p>



<p><strong>İnançsızlık hallerine vakıf olmak</strong></p>



<p>Temelde inanan ve inanmayan (mümin ve kafir) gibi iki tasnif yapmak 
mümkünse de, hem inanma hem inanmama hallerinin çeşitliliğine ve 
nüanslara vakıf olmak, çağı ve o çağdaki değişimi anlamak ve geleceğe 
dair sağlıklı öngörülerde bulunmak için gereklidir. Bu vukufiyet aynı 
zamanda, dinin anlatılması, iyiliğin artırılması, kötülüğün azaltılması,
 ahlakın korunması ve geliştirilmesi, dini ve kültürel birikimin 
kuşaklararası aktarımı ve yeniden üretimi için faydalı ve şarttır. 
Ülkemizde son birkaç yıldır, dini anlayıştaki olumsuz çeşitlenmenin 
çoğunlukla “deistlik” kelimesi ile tanımlanması, inanma dışındaki tüm 
yaklaşımların tek bir kategoride tasnifi anlamına gelir ki, anlama ve 
çözüm bulma yönü zayıf bir yaklaşımdır. İnanma ve inanmama hallerinin 
çeşitliliğine her yönüyle ciddi nüfuz edebilmek için çoklu anlama 
yolları gerekir. Bunu ilmî disiplinler bakımından söylemek gerekirse; 
Kelam, Dinler Tarihi, Mezhepler Tarihi, Tefsir, Hadis gibi İlahiyat 
bilimlerinin yanı sıra Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji, Antropoloji, 
Tarih, Filoloji gibi disiplinlerden de faydalanmak gerekir. Günümüzde 
çoklu anlama yolunun yeniden denenmesi, aynı zamanda Akaid, Kelam ve 
İslam Felsefesi’nin sahih çizgide yeniden üretilmesi demektir. Bu 
yenilenme, modernizm karşısında bocalayan İslam dünyası için ciddi 
kazanım olacaktır. İnançsızlık hallerine toptancı yaklaşım, Kuran 
ayetlerinde anlatılan, Peygamber Efendimizin sözleri ve yaşamında (hadis
 ve sünnet) şekillenen davet ve mücadele yöntemlerinin özgünlüğüne, 
insaniliğine ve çeşitliliğine aykırıdır. Çünkü inanmak ve inanmamak, 
insanın fıtrat, bilgi, tecrübe, algı, merak gibi kendisine ait 
hususiyetlerin yanı sıra dini mesajın ulaşım niteliğiyle de doğrudan 
ilgilidir, bundan dolayı çeşitlilik gösterir.</p>



<p><strong>İnançsızlığı azaltmak, inanmışlığı artırmak</strong></p>



<p>İnançsızlığı azaltmanın yolu inanmayı, imanı artırmaktır. İnanmayı 
artırmak için üç ameliyenin yapılması gerekir. İnsanları iyiye, hayra, 
hakka, adalete, doğruluğa, dine, İslam’a davet etmek. Davet edilen dine 
ait prensiplerin her alanda yaşanmasını sağlayarak örneklikler 
oluşturmak ve doğal kabullenmeyi sağlayacak iklim tesis etmek. 
İnançsızlık oluşturan her türlü düşünceye karşı insan aklını muhatap 
alan, düşünce temelli çalışmalar gerçekleştirmek. Bunları yaparken 
kötünün kötü olduğunu anlatmanın yanı sıra iyiliği anlatmaya daha çok 
zaman harcamalıyız. Yaşayarak anlatmak temel yöntemimiz olmalı, anlatma 
biçimlerimiz insanların kalbine dokunmalı, muhakemesine hitap etmeli, 
zarif olmalıdır. Bu süreçte, kendimizi hakkın, hakikatin, gerçeğin, 
hayrın sahibi veya yegane temsilcisi görmemeliyiz; biz hakkın, hakikatin
 sahibi değil tarafındayız, onu anlatmak ve yaşamakla sorumluyuz.<em> “Öyle de olur, böyle de olur”</em>
 tarzından kurtulmak ve hayır olanla şer olanı ayırt etmek için daha çok
 okumalıyız. Çünkü modern dönemlerde fikirler çok iç içe geçti. 
Benzeyenleri ayırt etmek okumak, araştırmak, tefekkür etmek ve ferasetle
 incelemekle olur. Hayra davet, bilgi, hikmet, inanç, zarafet gerektiren
 bir çabadır.</p>



<p><strong>İnançsızlığa dört şifa </strong></p>



<p>Yazının sonunda özetleme yapmak gerekirse inançsızlık, imansızlık, 
amelsizlik gibi sorunlu halleri azaltarak inanç, iman, takva, ihlas gibi
 olumlu halleri çoğaltmak için dört şifaya sahip olmalıyız.</p>



<p>İlim: Neye inandığımızı her türlü veçheleriyle ve tüm sorulara cevap 
verebilecek biçimde bilmek. Amel: İnandığımız, anlatacağımız ve davet 
edeceğimiz dini ve o dinin bildirdiklerini samimi biçimde hayatın her 
alanında yaşamak.</p>



<p>Davet: İnandığımız ve samimice yaşadığımız dini, en güzel biçimde 
insanlara anlatmak, dinimizle ilgili bize yöneltilen soruları 
cevaplandırmak, insanları usulünce imana çağırmak.</p>



<p>Mücadele: İnancımızla ilgili oluşan kadim ve güncel şüphelere, 
saldırılara, eleştirilere, iftiralara makul cevaplar vermek.İmanın 
yayılması ve inançsızlığın azalması için sağlam ilim, samimi amel, 
sahici davet, ferasetli mücadele şarttır. Dört maddenin ayrıca alt 
gerekleri vardır ki, her biri önemlidir, ayrıca üzerinde konuşulması 
gerekir.</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/yazar/inancsizliga-dort-sifa-erol-erdogan/">İnançsızlığa Dört Şifa &#8211; Erol ERDOĞAN</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rüzgar Nereye Çevirirse ..!</title>
		<link>https://www.boyabatmanset.com/yazar/ruzgar-nereye-cevirirse/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Boyabat Manşet]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Nov 2019 22:37:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Boyabat]]></category>
		<category><![CDATA[Boyabat Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Boyabat manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Kalem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.boyabatmanset.com/?p=1262</guid>

					<description><![CDATA[<img width="750" height="750" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="kirik-kalem" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem.jpg 750w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-300x300.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /><div><img width="300" height="300" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-300x300.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kirik-kalem" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-300x300.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-150x150.jpg 150w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
<p>Merhaba Boyabat Seçmeni Yaklaşan yerel seçimlerde bir çok siyasi parti adaylarıyla seçim yarışına girmiştir. İlk önce AK Parti Belediye Başkan Adayılığı için buyuk bekleyiş sonunda iki isim üzerinde yogunlaşıp sonunda Şefik Çakıcı aday olmuştur.   MHP de ise Hasan Kara ,ilçe yönetiminin değişmesi ve yeni ilçe başkanının atanmasıyla il ve genel merkezin onayıyla uzun süre&#46;&#46;&#46;</p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/yazar/ruzgar-nereye-cevirirse/">Rüzgar Nereye Çevirirse ..!</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img width="750" height="750" src="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="kirik-kalem" style="display: block; margin-bottom: 10px; clear: both; max-width: 100%;" decoding="async" loading="lazy" srcset="https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem.jpg 750w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-300x300.jpg 300w, https://www.boyabatmanset.com/wp-content/uploads/2019/11/kirik-kalem-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" />
<p><strong>Merhaba Boyabat Seçmeni</strong> </p>



<p>Yaklaşan yerel seçimlerde bir çok siyasi parti adaylarıyla seçim yarışına girmiştir. İlk önce AK Parti Belediye Başkan Adayılığı için buyuk bekleyiş sonunda iki isim üzerinde yogunlaşıp sonunda Şefik Çakıcı aday olmuştur.   </p>



<p>MHP de ise Hasan Kara ,ilçe yönetiminin değişmesi ve yeni ilçe başkanının atanmasıyla il ve genel merkezin onayıyla uzun süre önce aday olmuştur.     </p>



<p>CHP ise bu seçim yarışında son anlara kadar ne bekledi bunu bilemiyoruz aday çıkartıp çıkartmayalım mı? Söylentileri bir süre kamu oyunu meşgul etti.Ana muhalefet partisinin aday adayı yokluğununda düşünürsek sonuçta Ahmet Karayı aday gösterdi diler. </p>



<p>SP ise il ve ilçe teşkilatları Boyabat&#8217;ta seçim sürecini takip edip kararsızlıklar içresinde henüz adaylığı belli olmadan projelerle sosyal medyada kendini gösteren Şevket Maviş aday olmuştur.   </p>



<p>Şu anda genel görüntü bu durumda seçim bürolarını afişler araçlar hazır halde son 24 gün beklenmektedir.   Buraya kadar her şey çok muamma olsada şu an seçim süreci normal işliyor gözüküyor.. Boyabat&#8217;ta ki güçler dengesi siyasette de çok önemlidir.   </p>



<p>Kimilerine göre köylü kasabalı söylentileri olur fakat önemli olan köylüde kasabalıda Boyabat&#8217;ın geleceğini düşünüyor mu ?   Hayat menfaat çıkar kavgası içerisinde devam etse de bu süreçte ikiyüzlü insanları yalan dedikodu fitne fesatın tam odağında yaşandığında apaçık görüyoruz.   </p>



<p>Yıl 1994 yıl 2014 20 yıl içerisinde aynı isimlerinin meydanda olduğu şehrimiz 21. yy da gelişmekte olan ülkemizde kendisini nerede görüyor nerede olmalı buda cok önemli değil gibi gözüküyor.   İçine kapanık yapısıyla dar pencereden bakış acısıyla fikir üretmeyen  sorunlara doğal olarak çare de bulmak içinde mücadele etmeyen bir anlayışla yaşanıyor.</p>



<p><strong>Özeleştiri yapmadan bu oyunda perde diyemeyiz….</strong>     </p>



<p>Şu anda iki güçlü adayın bu seçimlerde yarışacağı görülüyor. Hasan Kara uzun süredir seçim hazırlıklarını yapıyor olması ve aday oluşu o gün ki ilçe yönetiminin değişmesi ile büyük çalkantılar olmuş olsa da kimine göre gönül dostları kimine göre iç muhalefetler diye adlandırılan grubun AK Partiden istedikleri aday ismi olmadığından aday olan Şefik Çakıcıyı ilçe başkanlığı döneminde de sonrasında da tasvip etmedikleri bilinmekte olup ve sonrasında buyuk çoğunluğu partimiz deyip MHP çatısı altında toplanmış olmaları tekrar Hasan Karaya destek olma yolunda izlenim uyandırmıştır. Hatta belediye meclis üye listesinde de yer almışlardır. Bu konuda yorum ve taktir sizlerin&#8230;     </p>



<p>Şefik Çakıcı 17 Aralık sürecinin etkilerinden dolayı adaylığını geç öğrendi ve çalışmalara da geç başlamış oldu. Bu süreçten sonra aday olamayan aday adaylarının AK Partinin bu seçimde kazanmaması gerektiğini  söylüyorlar  dedikoduları  kamuoyunda kısa bir süre dolaştı. İlçe teşkilatının olaylara uzak olması mevcut belediye başkanının ayrı bir konumda olması il genel meclis üye ve  belediye meclis üyeleri aday adaylarından listeye giremeyenlerin istifaları derken ortaya da farklı görüntüler çıksa da şu anda normal haline gelmiştir.     </p>



<p>Memleketimizde herkesin siyaseti bildiği  benim bildiğim benim dediğim doğru mantığının egonun ön planda olduğu ben varsam olur yoksam olmaz düşüncesiyle siyasetin ise kaldırımlarda yapıldığını. menfaatin ilk ve son gerçeğinin yaşandığı yerdir…   Herkese tamam demek dün söylediğinin bugün tam tersini söylemek kişileri eleştirirken bilinçsizce dış görüntüsüne göre yalan sözlerle dedikodularla yola cıkarak karalama ve camur at izi kalsın mantığı ile hareket edenler…     </p>



<p><strong>Kalmazzzz bilen bilir.</strong>     </p>



<p>Çok bilen ağabeylerin merkez olma mücadelesi her zaman devam ederken bu konuda; Yaz yaz yaz arkadaş anlatmakla bitmez.     Bazı duyumlara göre de CHP seçmeninin Hasan Kara&#8217;yı SP seçmeninin de Şefik Çakıcı&#8217;yı destekleyeceği söylentileri olsa da..    <strong>Ben inanmammmmmm</strong>     </p>



<p>Bir taraftan da 17  Aralık sürecinden dolayı  cemaat içindeki seçmenin AK Parti ve milletvekilline  karşı atak yapacakları ve karşısındaki en güçlü adaya destek  verecekleri konuşuluyor biliniyor buna da söylenti diyelim mi?     Cemaatin şu anki durumu lehine çevirme savaşı siyaset dışına taşarak görsel ve yazılı basında ve hatta eğitim vermiş oldukları kurumlarda bile 17 Aralık operasyonu hakkında mevcut siyasi iradenin zayıflatılması konusunda yönlendirme yaptıkları  söylentileri kulaktan kulağa dolaşmaktadır.       </p>



<p>Cemaat kendi çıkarları için Boyabat&#8217;ta   Hasan Kara, Sinop&#8217;ta CHP,  İstanbul&#8217;da Sarıgül ,Ankara&#8217;da CHP&#8217;ye seçimi kazandırma isteği,AK Parti&#8217;nin ise seçimi kaybeden olması için vermiş oldukları güç savaşının meydanlara indiği görüyoruz.     </p>



<p><strong>Yapabilirler mi?</strong>     </p>



<p>Bazen oda başkanlığı seçimlerinde, bazen STK ,bazen bürokraside, İş dünyasında  dünde oluyordu bu günde oluyor sanırım şu an skor 2-0 öndeler ya 3-0 olacak yada kocaman 0 sıfır olarak kalınacak.     Kim dost kim düşman bilinmez Toplumsal barıştan uzaklaştığımız Saygının isimde kaldığı Samimiyeti de ölçecek bir çekap testinin olmadığı günler bu günlerdir.     </p>



<p>Bazı adayların halkımıza iş sözü vermekle yüzlerce kişileri listelere yazmakla yaparız hallederiz tamamdır sözlerinin havada ucuştuğunu duyuyoruz.     <strong>Biraz mantık yahuuuu</strong>     Seçim yarışında kimine göre AKP kimine göre MHP  kimilerine göre Hasan Kara veya Şefik Çakıcı kimilerine göre güç gösterisi kimilerine göre de sadece intikam alma duygusu yasanmaktadır.     </p>



<p><strong>Tek olmayan şey ama olması gereken tek şey BELEDİYECİLİK..</strong></p>



<p>Boyabat&#8217;ın geleceği gençlerimiz ve çocuklarımızın ihtiyacı olan modern şehircilik sosyal yapının gelişmesi sanayi iş olanakları pekte kimsenin umurunda gibi görünüyor.     </p>



<p><strong>Ortağım aman dikkat et…</strong>     </p>



<p>Gençler  siz isimlere veya boş sözlere bakmayın her kim Boyabat&#8217;ta faydalı olacak ise şehrimizi daha iyi yaşanabilir bir yer yapabilecekse sağlık kültür ve sosyal yapı olarak geliştirebilecek ise iş olanaklarına öncülük yapabilecek ise aday ismi  fark etmez Boyabat&#8217; ımıza hizmet edecek belediye başkan adayının yanında olmak gerekmektedir.     </p>



<p>Söylenecek çok söz var daha sonra ki yazılarımda daha geniş çerçevede siz değerli okurlara aktaracağım..     </p>



<p>Son olarak genel bir noktaya sizlerle paylaşmak istiyorum. İki Milletvekili kontenjanı olan ilimizde Ak Parti ve CHP birer milletvekili çıkartmıştır. Şu an TBMM İç İşleri Komisyon Başkanı Mehmet Ersoy,  CHP Grup Başkanı Engin Altay her iki vekilimizde oldukları yerde yüksek bir konuma gelmişlerdir bu gurur verici bir durum diye düşünüyorum ve bu konuda medya da olsun farklı yerlerde söylenti dedikodu maiyetinde destek olmak yerine yalan boş gereksiz sözlerle yıpratma karalama çalışmaları da zaman zaman yapılmaktadır. </p>



<p>Bu durumda her zaman kaybeden Sinop kaybeden Boyabat oldu, şu anda da böyle olmaya devam ediyor bu Sinop siyaseti içerisinde olan gelişmelerde bende diyorum ki  ülkemiz için ve memleketimiz olan Sinop için kim bir çivi çakıyorsa her ne konumda oluyor ise bu duruma saygı duymak öncelik ve destek olmak gerektiğini düşünüyorum bu ne siyası bir düşünce nede farklı bir anlam içermemektedir bu memleket sevdası için yapılan bir haykırıştır. </p>



<p>Elimizdeki değerlerin kıymetini bilelim Sinop ve  ilçelerimiz siyasette, bürokraside, iş dünyasında da  her alanda başarılı olmalıdır bunu ilimiz insanımız hak ediyor .Neden şu an ki iki vekilimiz de bulundukları konumdan daha ileri konumda olmasın.Bakanlık gibi görevlerde bulunmasınlar.     </p>



<p><strong>Biraz mantık diyelim…</strong>     </p>



<p>Dengelerin terazinin hangi kefesinin ağır basacak söylentilerinden değilde halkımızın 29 Mart&#8217;ta sandığa gidip gönlünü rahat ettirecek oy pusulasına mührünü vurduğu zaman ortaya çıkacaktır.   İşte gerçek güç halkın doğru karar vererek Boyabat için hayırlı olmasını diliyorum.    </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>&#8220;<strong>Her gün bir yerden göçmek ne iyi</strong><br><strong> Her gün bir yere konmak ne güzel</strong><br><strong>Bulanmadan ,donmadan akmak ne hoş</strong><br><strong>Dünle beraber gitti,cancağızım</strong><br>N<strong>e kadar söz varsa düne ait</strong><br><strong>Şimdi yeni şeyler söylemek lazım &#8221;    </strong><br>MEVLANA<strong>                                      </strong></p></blockquote>



<p><strong>KIRIK KALEM </strong></p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.boyabatmanset.com/yazar/ruzgar-nereye-cevirirse/">Rüzgar Nereye Çevirirse ..!</a> appeared first on <a href="https://www.boyabatmanset.com">Boyabat Manşet - Halkın İradesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
